Bugün televizyonda bir dizi gördüm. İsmi görünce şaka falan sandım, sonra izlemeye koyuldum. Millet artık ne yapacağını şaşırdı valla, hep bir şeye özenme... Nasıl bir milletiz yahu! Dizinin ismi 'Süper babaanne' . Gül gül öldüm ya, o ne öyle. Süper babaanne rolünde de Asuman Dabak var. Önceden Tatlı Hayat dizisindeki Menekşe'yi canlandırmıştı, izleyenler hatırlarlar. Nasıl da sevmiştim o zaman. Sonradan neler olduysa, 'Bir İtirazım Var' diye bir program yapmaya başlamıştı. Topuna sinir oluyorum zaten. Herneyse bu dizinin teklifi geldiğinde nasıl kabul etti acaba merak ettim. Bir de yeni bir atraksiyon geliştirmişler, kadın parande atarak geliyor falan herkesi dumur ediyor, bütün kötü adamları yakıp geçiyor, tam işkence.Ha bir de süpürgesi var, uçuyor deli gibi. Süpürge olduğunda cadı, büyücü vs. oluyordu diye biliyorum ama... Diziyi görünce aklıma 'Gazman' geldi, hatırlarsınız...İyilerin dostu, kötülerin düşmanı... Kostümünün önünde G harfi vardı, babaannemizin üstünde de SB yazıyor. Dayanamadım kapattım. Süperman, batman, spiderman falan o olaylara hiç girmeyeceğim. Onlar tamamen farklı bir dünya. Adamlar hayal ürünü mürünü bir şeyler yapıyorlar da biz ne yapıyoruz bilemiyorum! Ben senaryo falan yazamazdım, zor işler. Yazanlara da saygım sonsuz ama insan işini düzgün yapmalı. Her gün televizyonda bir sürü dizi film vs. görüyoruz, bir kısmını da izliyoruz. Senaryo yazmak için saçma sapan şeyler yazıp insanları televizyonlarının başına kilitliyorlar. Saçma sapan şeyler için! Ordan burdan gördükleri şeyleri basitleştirip önümüze koyuyorlar.Bilgisayarla yaptıkları görüntüler de o kadar komik duruyor ki! Şimdi bu üretmek mi oluyor, ben adını koyamadım...
ABRAXAS'IN DÜNYASINA HOŞ GELDİN!!!
Bir girdin mi dünyama bir daha çıkış yok, tüm kapılar kapalı ardına kadar. Ama korkma ne kelepçelerim var ellerine takacağım ne de prangalarım var ayakların için. Benim bir kalbim var, orada da herkese yer var fazlasıyla, anlayacağın oldukça büyük. Ben sıkıldıkça bir şeyler karalıyorum, aslında bir şeyler yazmak için sıkılmam da gerekmiyor. Evde herkes uyurken içim içimi yiyor adeta, uyuyamıyorum. Ev halkına ayıp olmasın diye yatağıma uzansam da dayanamayıp kalkıyorum. 2 de yatağa mı girdim, 3 de bilin ki kalkıp yazmaya başlamışımdır. Garip bir şahsiyetim ama olsun, alışırsın kolayca. Çok zorlamam seni, ama yok ben istemiyorum ne senin yazılarını, ne blogunu dersen o zaman da kaçışın yok bir yere. Kalbimde yine yerin olur ama hüzünler bölümünde ben kendimi yer dururum, yine gelmedi diye;
Neyse bu kadar duygusallık yeter bana.
İstiyorum ki herkes bir şeyler okusun, yazsın da şu cehaletimiz bir şekilde ortadan kalksın. Toplum olarak rahatlayalım artık. Sadece bloglar için değil sözüm, hiç durmadan bütün gün bloglarda gezinmenin de bir mantığı yok, sen de eline geçen her şeyi oku işte kardeşim! Arada da okuduklarını ya da yazdıklarını paylaş bizlerle.
Benim de genelde yazdığım şeyleri çıkarıp da birilerine gösterecek kadar cesaretli olduğum söylenemez ama sanal ortamda işler değişiyor.
Ben de o an içimden geçenleri ufak bir makine parçasına dolduruyorum...
Ufak mı dedim??? -Pardon... :)))
Bu 'ufak' makine parçası sayesinde blogcu da aksitabraxas linkine tıklayan herkes yazdıklarımı okuyabiliyor.
Sanırım bu şekilde kendimle ve yazılarımla ilgili olarak çok daha büyük bir iş yapmış oldum ve bunu düşünmek bile beni gerçekten mutlu etmeye yetiyor.
Umarım SEVGİLİ OKUYUCU, seni de mutlu edebilme maharetini gösterebilirim.Kendime başarılar dilerken, senin de blogumda iyi vakit geçirmeni dilerim; tekrar DÜNYAMA HOŞ GELDİN!!!!