OLASILIK_SIZ

Adam Fawer başyapıtı diye söze başlasak herhalde yeteri kadar açıklayıcı olur ancak ben utanmaz ve arlanmaz bir insan olduğumdan kitabı kendi çapımda yorumlayıp sizlerin de bu yorumlara katılıp katılmayacağınızı göreceğim bu yazıda ya da göreceğiz ya da onun gibi bir şeyler...
Öncelikle Adam Fawer hakkında kısa bir bilgi vermek istiyorum. Misal Adam Fawer kimdir?
Efendim kendisi 1970 doğumlu Amerikalı bir yazar ve Pennsylvania Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu. Ayrıca Stanford Graduate School Of Business'da MBA'de yapmıştır. Sony Music, J.P.Morgan vs. gibi çeşitli şirketlerde çalışmıştır. Şimdi ise eşi Meredith ve oğulları Phineas'le New York'ta yaşamaktadır.
İki adet kitap yazmıştır:
- Olasılıksız
- Empati
Gelelim kitabımıza:
Olasılıksız yaklaşık bir yıldır çok istediğim halde okumaya bir türlü fırsat bulamadığım
kitaplardan birisiydi. İki gün önce kitabı elime aldım ve bırakamadım. Bunun örnekleri çok fazla yok benim için. Dolayısıyla hemen sizlerle de paylaşmak istedim düşüncelerimi.
Kitabın arka kapağında "BİTİRMEK İÇİN YARINI, BAŞKASINA ANLATMAK İÇİN BİTİRMEYİ BEKLEMEYECEKSİNİZ." yazıyordu. Kitap sözünde durdu, telefonuma sarılıp aklıma gelen herkese kitabı okumalarını tavsiye ettim. Eve gelen misafirlere de aynı şekilde... Oysaki daha kitabın başlarında sayılırdım...
Emin olun ilk sayfasından itibaren okuyucuyu kendine sıkı sıkıya bağlayan bir kitap ama bu durumda sizler buradan kurtulmak gibi bir çaba harcamıyorsunuz.
Kitapta macera, din, felsefe, tıp, matematik ve fizik o kadar dahiyane bir şekilde biraraya getirilmiş ki, böylesine bir uyuma rastlamak pek de 'olası' değil açıkçası. Özellikle de İşletme Mezunu olan birisinden tüm bu konular hakkında bilgilerin verildiği bir kitabın çıkmış olması beni çok daha fazla şaşırttı. Zannedersem kitabı yazarken ciddi anlamda yardım aldı, kitaplardan ya da bilimadamlarından. Tamam, belki verdiği bilgiler çok sıradandı Heisenberg, Kuantum Mekaniği, Eisteine'in Rölativite Kuramı vs. gibi ama İşletme Mezunu olduğunu düşündüğümüz birini aşacak bilgiler bence. Bu kafamda bir soru işareti oluşmasına sebep olduysa da kitabın güzelliği karşısında çok da sönük bir ayrıntı olarak kalmış durumda.
Ayrıca kitapta sözü geçen Laplace'ın Şeytanı olayına da değinmek isterim. Kafamda şimşekler çakmasına sebep olan bu iki kelimeye diferansiyel dersinde sıkça rastlıyoruz maalesef. İnsanı hayattan bezdiren bir konu olduğundan bana önümde duran diferansiyel sınavını hatırlattı. O arada sınavda Laplace'dan sorumlu olmayacağımızı öğrenmemle gözüme güzel görünmeye başladı diyebilirim. Laplace'a sevgilerimi gönderiyorum. :)
Kitap 472 sayfa ve A.P.R.I.L yayınlarından çıkmış. Eğer ben o kadar uzun bir kitap okuyamam diyorsanız, iddia ediyorum okursunuz. Hatta bu konuda 'bahse' bile girebilirim.
Kitapta olan olaylar ve karakterler hakkında pek yorum yapmak istemiyorum açıkçası. Okuyun ve görün demek daha doğru gibi geliyor. Zaten Olasılıksız anlatılabilecek bir kitap değil. Deyim yerindeyse 'Anlatılmaz, yaşanır.' türünden bir kitap.
Kitabı okurken; zaman zaman gözleriniz dolacak, zaman zaman mideniz bulanacak, zaman zaman 'Oh be!' diye iç geçirecek, zaman zaman şaşkınlık karşısında gözlerinizi fal taşı gibi açacak ve zaman zaman nefesinizi tutup da vermemiş olduğunuzu fark edeceksiniz ve daha niceleri...
Olasılıksız böyle bir kitap.
Açıkçası empati'ye de bir an önce başlamak istiyorum. Herhalde 'Olasılıksız' gibi bir kitaptan sonra yayınlanmış olan kitap ondan daha kötü değildir. Bakalım, okuyup göreceğiz.
Kitapla ilgili olarak 'Adam Fawer'ın kişisel sitesi'nden daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz, yalnız ufak bir hatırlatmada bulunayım: site İngilizce.
Sevgiler.

Abraxas...
20.01.2009



Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !