Sinir oldum resmen. Bir türlü yazmaya vakit bulamamıştım, fırsattan istifade oturdum yazmak için. Bilirsiniz birçok yazımda ifade etmişimdir, Mustafa Balbay hayranlığımı. Ergenekon soruşturması kapsamında ek ifadeleri alınmak üzere adliyeye götürülen Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ile Neriman Aydın, sevk edildikleri mahkeme tarafından tutuklanmışlar. Mustafa Balbay'ın 'Anayasayı silahla değiştirmek suçlamasıyla tutuklandığı' ve Metris Cezaevi'ne gönderildiği de bilgiler arasında bulunmakta... Yıllardır Mustafa Balbay'ın yazılarını, kitaplarını ve televizyon programlarını takip eden birisi olarak Mustafa Balbay'ın böyle bir olaya maruz bırakılmasının çok üzücü ve çok düşündürücü olduğunu söylemek istiyorum. Hikmet Çetinkaya'da bu konuyla ilgili olarak bir açıklama yapmıştır: "Mustafa Balbay, 9 ay önce tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Ve tutuksuz yargılanacaktı. Henüz ortada bir iddianame yok. 9 aylık süre içinde ne değişti orasını bilmiyoruz. Bildiğim bir şey var; Mustafa Balbay bir gazeteci ve yeri yurdu var. Hergün gazetesine geliyor ve köşesini yazıyor. Ankaralı gazeteciler hem siyasi hem askeri bürokrasiye giren ve yazı yazan insanlar. Bu sekiz aylık sürede ne oldu? Yeni kanıtlara mı gidildi burasını bilmiyoruz. Mustafa Balbay'ın evinde veya çalışma odasında ne vardır? Kitapları, belgeleri, gazete kupürleri vardır. Mustafa Balbay'ın toprak altına gömdüğü ne silah vardır, ne bombası vardır. Balbay, Cumhuriyetçidir, Atatürkçüdür, özgürlükçüdür, ulusalcıdır. Bunlar suçsa bilmiyorum. Bu operasyonlarda önce bir şüpheli bulunuyor sonra kanıta gidiyor, oysa hukuk da önce kanıt bulunur sonra şüpheliyi gidilir. Bu hukuk kuralı Türkiye'de işlemiyor." Daha ne diyeyim bilmiyorum. Ben kişisel olarak zaten Ergenekon terör örgütü diye bir şey olduğuna inanmıyorum. Neler dönüyor da hiçbirimizin ruhu duymuyor vallahi... Güya mahkemenin gizliliği diye bir şey olacaktı. Her şeyin cılkı çıktı anasını satayım. Daha neler göreceğiz bilemiyorum...
ABRAXAS'IN DÜNYASINA HOŞ GELDİN!!!
Bir girdin mi dünyama bir daha çıkış yok, tüm kapılar kapalı ardına kadar. Ama korkma ne kelepçelerim var ellerine takacağım ne de prangalarım var ayakların için. Benim bir kalbim var, orada da herkese yer var fazlasıyla, anlayacağın oldukça büyük. Ben sıkıldıkça bir şeyler karalıyorum, aslında bir şeyler yazmak için sıkılmam da gerekmiyor. Evde herkes uyurken içim içimi yiyor adeta, uyuyamıyorum. Ev halkına ayıp olmasın diye yatağıma uzansam da dayanamayıp kalkıyorum. 2