Biliyorsunuz, geçtiğimiz günlerde Marmaray Projesi Kapsamında Haydarpaşa Garı da dahil tarihi eser niteliğindeki birçok binanın ve tesisin yıkılacağı haberi gündeme geldi. Tartışmasız çok yanlış bir karar. Ancak gelin bunu yanlış karar alanlara anlatın, anlatalım...2007 yılında Haydarpaşa-Gebze ve Sirkeci-Halkalı arası demiryolu hattı ve çevresindeki varlıkların "demiryolu endüstri mirası" olarak koruma altına alınması için BTS, Mimarlar Odası ve ICOMOS olarak İstanbul Tabiat ve Kültür varlıklarını Koruma Kurullarına başvuru yapılmış, ancak başvururunun üzerinden bir yıl geçmesine rağmen sonuç alınamamış. Bunun üzerine Demiryolcu Ayşen Dönmez, Demiryolcu Ruhen Çelebi, Demiryolcu Tugay Kartal, Yüksek Mühendis Mimar Mücella Yapıcı ve Fotoğrafçı Tayfun Duran'ın hazırlamış oldukları Kent ve Demiryolu adlı sitede, Kültür ve Endüstri Mirasımız Haydarpaşa ve Sirkeci Garları ile Haydarpaşa-Gebze, Sirkeci-Halkalı banliyö hatları için Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne, İstanbul Tabiat ve Kültür Varlıkları Koruma Kuruluna, UNESCO'ya, Kültür Bakanlığı'na, İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı'na, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları'na ve DLH'ye gönderilmek üzere bir imza kampanyası başlatıldı. Ben de bu önemli tarihi mekanın kullanılamaz hale getirilmesine karşı olduğumdan imza kampanyasına katıldım.
Öğrencisinden öğretmenine, ev hanımından sekreterine, mühendisinden bankacısına, mimarına, hukukçusuna, akademisyenine, doktoruna, yazarına, yöneticisine, sanatçısına, reklamcısına, işletmecisine, muhasebecisine vs. herkesin, her meslek grubunun katıldığı bu imza kampanyasına siz okuyucuların da katılacağını umut ediyorum. Katılmak için lütfen buraya tıklayınız.
Sirkeci ve Haydarpaşa garlarının yıkılacağına dair herhangi bir karar ya da tasarı ile karşılaşmadım açıkçası. "Kullanılamaz hale getirilmesi" ile "yıkılması" farklı şeyler. Hatta doğrusunu isterseniz, ben özellikle Haydarpaşa garının tren garı olarak değil, sergi binası olarak kullanılmasını çok isterim; zira bu amaca çok daha uygun bir binadır.
aksitabraxas:
yapılan plana göre haydarpaşa garının yerinde büyük bir gökdelen yükselecek.
ABRAXAS'IN DÜNYASINA HOŞ GELDİN!!!
Bir girdin mi dünyama bir daha çıkış yok, tüm kapılar kapalı ardına kadar. Ama korkma ne kelepçelerim var ellerine takacağım ne de prangalarım var ayakların için. Benim bir kalbim var, orada da herkese yer var fazlasıyla, anlayacağın oldukça büyük. Ben sıkıldıkça bir şeyler karalıyorum, aslında bir şeyler yazmak için sıkılmam da gerekmiyor. Evde herkes uyurken içim içimi yiyor adeta, uyuyamıyorum. Ev halkına ayıp olmasın diye yatağıma uzansam da dayanamayıp kalkıyorum. 2 de yatağa mı girdim, 3 de bilin ki kalkıp yazmaya başlamışımdır. Garip bir şahsiyetim ama olsun, alışırsın kolayca. Çok zorlamam seni, ama yok ben istemiyorum ne senin yazılarını, ne blogunu dersen o zaman da kaçışın yok bir yere. Kalbimde yine yerin olur ama hüzünler bölümünde ben kendimi yer dururum, yine gelmedi diye;
Neyse bu kadar duygusallık yeter bana.
İstiyorum ki herkes bir şeyler okusun, yazsın da şu cehaletimiz bir şekilde ortadan kalksın. Toplum olarak rahatlayalım artık. Sadece bloglar için değil sözüm, hiç durmadan bütün gün bloglarda gezinmenin de bir mantığı yok, sen de eline geçen her şeyi oku işte kardeşim! Arada da okuduklarını ya da yazdıklarını paylaş bizlerle.
Benim de genelde yazdığım şeyleri çıkarıp da birilerine gösterecek kadar cesaretli olduğum söylenemez ama sanal ortamda işler değişiyor.
Ben de o an içimden geçenleri ufak bir makine parçasına dolduruyorum...
Ufak mı dedim??? -Pardon... :)))
Bu 'ufak' makine parçası sayesinde blogcu da aksitabraxas linkine tıklayan herkes yazdıklarımı okuyabiliyor.
Sanırım bu şekilde kendimle ve yazılarımla ilgili olarak çok daha büyük bir iş yapmış oldum ve bunu düşünmek bile beni gerçekten mutlu etmeye yetiyor.
Umarım SEVGİLİ OKUYUCU, seni de mutlu edebilme maharetini gösterebilirim.Kendime başarılar dilerken, senin de blogumda iyi vakit geçirmeni dilerim; tekrar DÜNYAMA HOŞ GELDİN!!!!