23.8.2007 - Kimse Okumasın :)))
Dışarıya çıkmayı çok sevmem nedense. Evde pc başında oturup saatlerimi çoğu zaman boşu boşuna harcamak daha makbul geliyor nedense… Tabi ki bu söylediğim şey güzel bir şey değil, yani kendimi övmek gibi bir amacım yok; aslında amacım kendimi yermek de değil.. Bu yolla konuya bağlantı kurmaya çalışıyorum… Evet, nerde kalmıştık… Ahhh, evet… Kaldığım yerden devam edeyim… Bu sabah babam, ikizim(yanlış okumuyorsunuz, acı ama benden bir tane daha var) ve erkek kardeşim bir iş için Kızılay’a gittiler. Aslında benim de gitmem gerekiyordu ama ben evde bilgisayar başında oturmayı tercih ettim… Saat 16.30 ama ben hala bilgisayar başındayım ama ilginç olan bu değil… Bizimkilerin dışarıda olduğu süre içerisinde her ne kadar pc başında zaman geçirsem de bütün saatlerimi bilgisayar önünde geçirmedim. Hayret doğrusu… Peki ne yaptım??? -Temizlik… Övünmek gibi olmasın ama çok güzel temizlik yaparım… Temizlik yapmayı da hiç sevmediğimi belirtmeliyim ama yapı meselesi… Bir işe başladıysam en iyi şekilde bitirmeye çalışırım… Evimizin geniş mi geniş mutfağını temizlediğim sırada bir ses geldi(o kadar da geniş değil :p abarttım ) … Ne sesi diye bir soru sormayın, kapı zilinin sesinden başka ne olabilir ki… Olayın bir heyecanı yok yani. Gelen de babamdı zaten.  Bu işe pek bozuldum. Çünkü babamı beklemiyordum… Temizlik yaparken yanımda kimseyi istemem, dolayısıyla ev halkıyla birlikte işlere katıldığım pek görülmez… Bu da beni ‘tembel’ yapmıştır ama insan bazen kendine söz geçiremiyor. Oysaki işbölümü en iyisi… Babam beni evde temizlik modunda gördüğünden şaşkınlığını gizleyemedi. Eeee adamcağız haklı tabi… Ben temizlik yapmaya devam ettim.. Malumunuz temizlik yarım kalmasın… Annem de evde olmadığından işler direkt olarak bize bakıyor tabi… Ben temizlik yaparken babamın ne yaptığını sorarsanız ona da şöyle bir cevap vereyim: Bilgisayarda güzel güzel oyun oynadı yani hiç ayak altına dolaşmadı temizliğim sırasında.. Hiç sevmem öyle, sen temizlik yapacaksın sonra biri sildiğin yerlerin üstünden geçip batıracak oraları, bardağına çay koyacak falan… “Kardeşim daha dakka olmadı, az sabır yaa” diye tepki göstereceksin ki ben bunu hep yaparım. O yüzden babamın eve tek gelmiş olması bir şanstı… Peki diğer iki canavar nerdeydi???? -Sinemaya gitmişlerdi.. Bir de tam odama, temizlemek için girdiğimde, çalışma masamın üzerinde bir titreşim hareketi görmeyeyim mi??? Biricik erkeğim mesaj atmış, kim olabilir tabi ki kardeşim… 8 dk sonra filmimiz başlıyor, arama diye… Hayır, zaten öyle bir amacım yoktu.. Gittikleri film de Harry Potter yani çok da önemli değil ama kendimi Kemalettin Tuğcu’nun yazdığı ve sonradan dizi de yapılan ‘Küçük Besleme’ nin baş kahramanı ‘Küçük Besleme’ gibi hissettim…  Şaka tabi ki.. Yok böyle bir şey… Biraz sonra da işim bitti ve özüme döndüm yani pc başına… Sizin bu yazıdan almanız gereken ders nedir, peki??? Bu yazıdan alınacak ders falan yok kardeşim… Canım sıkıldı yazdım… Siz de sıkılın siz de yazın.. Hadi ben kaçar…. Zaten çok konuştum ama boş konuştum…
|