Yine izlediğim haberlerden birisi üzerine yazım.. Çok duygulandım, hatta gözlerime inanamadım. Bir köpek hiç yaklaşamadıklarımdan, hiç dokunamadıklarımdan... Neden? Korkumdan, canımı yakacaklarından... Sonra bir otoyol, arabaların vızır vızır geçtiği cinsten... Bir köpek daha otoyolda, yaralı ya da ölü bilemiyorum henüz... Canını hiçe sayan köpek, arabaların arasına dalıyor ve sanırım yaralı olan 'arkadaş'ını kurtarmak pahasına canını hiçe sayıyor. Arabalar daha doğrusu arabaların içindekiler ne mi yapıyor? Yollarına devam ediyorlar, hiçbir şey olmamış gibi. Acıyorum, sadece acıyorum. Köpeklerin de duygularını açık seçik görüyorum orada, arabaların arasından arkadaşını nasıl çekip yolun kenarına getirdiğini hayretler içerisinde izliyorum. Gözlerim dolu dolu... İnsan kim olduğunu, ne olduğunu sorgulamadan edemiyor... Hep söylediğim bir laf vardır; bazen kimin insan, kimin hayvan olduğunu anlayamıyorum şeklinde... Burada da aynı şeyleri düşünüyorum. Aslında izleyen herkes aynı şeyleri düşünüyor ya da ben öyle olduğunu sanıyor, sanmak istiyorum. Ben eminim o sırada oradan geçmekte olan insancıklar da televizyonlarının başında o haberi izleselerdi sövüp sayarlardı. Peki, burada yanlış ne? Yani, aslında gördüğümüz zaman bizi üzen ve görmek istemediğimiz bu tür şeyler yanıbaşımızda gerçekleştiğinde nasıl oluyor da bu kadar duyarsızlaşabiliyoruz? Bunu hiç ama hiç anlamıyorum. Bilemiyorum, belki de hayatım boyunca anlayamayacağım. Bu beni çok üzüyor, sizi üzmüyor mu? Abraxas... 10.12.2008
İlk merhaba benden size!
Sizin 'uzakdost'un blogunda yorumunuzu gördüm
ve bilmem, buraya gelmek ihiyacı duydum.
İyiki biraz buralarda olacağım, okumak istiyorum.
Hayvanlara olan duyralılığından dolayı tebrik ederim,
lafla peynir gemisi yüremez acımakla da vicdanımızı
rahatlatamayız icraat lazım, herneyse...
ABRAXAS'IN DÜNYASINA HOŞ GELDİN!!!
Bir girdin mi dünyama bir daha çıkış yok, tüm kapılar kapalı ardına kadar. Ama korkma ne kelepçelerim var ellerine takacağım ne de prangalarım var ayakların için. Benim bir kalbim var, orada da herkese yer var fazlasıyla, anlayacağın oldukça büyük. Ben sıkıldıkça bir şeyler karalıyorum, aslında bir şeyler yazmak için sıkılmam da gerekmiyor. Evde herkes uyurken içim içimi yiyor adeta, uyuyamıyorum. Ev halkına ayıp olmasın diye yatağıma uzansam da dayanamayıp kalkıyorum. 2