Bu aralar sıkıntılıyım, çok büyük gelişmeler olmadı hayatımda.Sıradan olaylar ama canımı acıtıyor ne olursa olsun... Şimdiki problem, arkadaşlarım. Herkese bir haller oldu, olmuştu zaten ama bu denli derinleşeceği... Okulların açılmasıyla her şey daha da netleşti. Arkadaşlıklar, zevkler, renkler...Her şey nasıl değişebilir bu kadar çabuk ya da insan nasıl olur da böylesine kandırabilir kendisini, çevresindekileri... Sorunun benimle alakası yok. Altı kişilik bir grup bizimkisi, bu sayı zaman zaman yedi kişiye de çıkabiliyor. Sayısından ziyade karakterler önemli, değerli benim için. Herkes kendisine en yakın olanla daha iyi arkadaş olur, bizde de durum pek farklı sayılmaz. Yine de hep beraber yer, içer, çalışır, konuşur, dertleşir ve sonuç olarak bir şeyler paylaşırdık... Bir şey bilinmeliyse eğer, bunu bu altı kişinin tamamı bilmeliydi... Asla eksik olamazdı... Sorun gruptan bir kişiyle ilgiliyse de durum aynen geçerliydi.Zaten biz birbirimizi de sıkça eleştirir, zaman zaman afralar tafralar yapar, birbirimizle dalga geçer ancak tüm bunlara rağmen aramızda bir soğukluk ya da alınganlık olmazdı.Şimdi grupta dağılmalar, kırgınlıklar başladı. Aslında kırgınlık boyutu çoktan aşıldı. Birbirimizin yüzüne dahi bakmaya tahammül edemeyeceğimiz bir noktaya geldik..Şaşkınlık içerisindeyim. Başta da belirttiğim gibi olayın benimle alakası yok; ancak etkileniyorum. Kime güveneceğimi, kime inanacağımı bilemez durumdayım... Ne oldu, ne bitti; inanın bu merak içimi kemiriyor. Ancak bunu sormaya cesaret bile edemiyorum. Bugün biraz konuşma fırsatı bulduk, bu sefer dört kişi vardı...Sanırım kızlar ve erkekler olarak iki gruba ayrıldık, ben de anlamadım. Konuştuk, konuştuk...Saatlerce hiçbir sonuca varamadık, çünkü olayın asıl kahramanlarından birisi dahi bu soruya cevap veremiyordu, aslında verememesi normal, çünkü ortada cevap verilecek bir şey yok... Görünen bu! Ortada onca yaşanmışlığa, arkadaşlığa büyük saygısızlık, büyük haksızlık var. Düşünmek beni yoruyor... Görünenlerin ötesinde birtakım olayların olma düşüncesi ise beni mahvediyor diyebilirim. Zaman zaman diğerleriyle de konuşuyorum, duymak istemediğiniz şeyler duyduğunuz zaman bunu sadece 'üzülme' kelimesiyle anlatmak yeterli değil bence.O zaman acıma duygum da devreye giriyor benimama kime acıyorum? Kendime mi, duymak istemediğim cümleleri sarf edenlere mi? Bu ikisini birbirinden ayırmak çok zor. Çünkü ben iyi bir insanım, benim arkadaşlarım da öyle...Öyle olmak zorunda zaten. Çünkü onlar benim arkadaşlarım... Çok soğudum, soğumaya da devam ediyorum, bu gidişle ben de eleme işlemlerine başlayacağım ama bu zor, çok zor hem de...İnsanın bir kolunun ya da bacağının kesilmesi böyle bir şey olurdu herhalde...Ben bir tarafımın eksik kalmasını istemiyorum... Strese girdim diyebilirim, şimdi birçoğunuz; geçer madem bu kadar iyi arkadaşsınız; falan diyorsunuzdur.Ancak durum çok vahim bu sefer, bunu bugün ben şahsen bizzat kendim olarak gördüm gözlerimle, kulaklarımla da işittim. Oysa hiç sevmem, birisinin yanında -diğeri konuşmuyor diye- ötekinden bahsetmeyeceksin sırf tatsızlık çıkmasın diye... Sinir bozucu, çok sıkılıyorum, çocuk gibi ne bu anlamıyorum. Biri gelince ötekinin yüz çevirmesi falan...Hiç tarzım değil... Ancak düşünmeden de yapamıyorum, çünkü onlar benim arkadaşlarım...
Bazı arkadaş grupları(bu grup mantalitesini sevmem özellikle bayanlarda görülür)birbirlerinin rahatsız olduğu yanları çok fazla açıklama, dile getirme gereği duymazlar.kişilerin karakteristik yapısına bağlıdır bu biraz.bi süre sonra her iki her üç ya da her kaçsa o kadar tarafta birikmişlik ve geçmiştekilerden rahatsız olma başlar.söylemişsin ya.ortada sorun da yok die.benim fikrim aslında var.ama öyle bi zaman aşımına uğramış ki somut olmuş soyut.kimse elle tutamıyor.
doğru veya yanlış kendi düşüncelerimi yazdım
sevgiler saygılar efendim :)
aksiabraxas:
tam olarak öyle bir şey değil, ayrıca bizim grup karma yani bayanlar grubu değil sadece. :)
insan bir defa değiştimi, alışamayacağını düşünüyorsan anında kaçacaksın ordan bir daha eski haline asla dönmez çünkü olan sana okuyor. Yaşanmış,denenmiş ve sonucu görülmüştür. Üzüldüm senin adına, gerçkten zor bir durum çünkü.
Alışıla gelmiş senaryolar. Bu durumda yapılabilecek tek şey senaryoda biraz daha oynamak... Eğer gidişat düzelecek gibi değilse arkadaş gurubunu birkez daha gözden geçirmelisin. İnsanlar her zaman güvenilir gibi olmuyor.
ABRAXAS'IN DÜNYASINA HOŞ GELDİN!!!
Bir girdin mi dünyama bir daha çıkış yok, tüm kapılar kapalı ardına kadar. Ama korkma ne kelepçelerim var ellerine takacağım ne de prangalarım var ayakların için. Benim bir kalbim var, orada da herkese yer var fazlasıyla, anlayacağın oldukça büyük. Ben sıkıldıkça bir şeyler karalıyorum, aslında bir şeyler yazmak için sıkılmam da gerekmiyor. Evde herkes uyurken içim içimi yiyor adeta, uyuyamıyorum. Ev halkına ayıp olmasın diye yatağıma uzansam da dayanamayıp kalkıyorum. 2 de yatağa mı girdim, 3 de bilin ki kalkıp yazmaya başlamışımdır. Garip bir şahsiyetim ama olsun, alışırsın kolayca. Çok zorlamam seni, ama yok ben istemiyorum ne senin yazılarını, ne blogunu dersen o zaman da kaçışın yok bir yere. Kalbimde yine yerin olur ama hüzünler bölümünde ben kendimi yer dururum, yine gelmedi diye;
Neyse bu kadar duygusallık yeter bana.
İstiyorum ki herkes bir şeyler okusun, yazsın da şu cehaletimiz bir şekilde ortadan kalksın. Toplum olarak rahatlayalım artık. Sadece bloglar için değil sözüm, hiç durmadan bütün gün bloglarda gezinmenin de bir mantığı yok, sen de eline geçen her şeyi oku işte kardeşim! Arada da okuduklarını ya da yazdıklarını paylaş bizlerle.
Benim de genelde yazdığım şeyleri çıkarıp da birilerine gösterecek kadar cesaretli olduğum söylenemez ama sanal ortamda işler değişiyor.
Ben de o an içimden geçenleri ufak bir makine parçasına dolduruyorum...
Ufak mı dedim??? -Pardon... :)))
Bu 'ufak' makine parçası sayesinde blogcu da aksitabraxas linkine tıklayan herkes yazdıklarımı okuyabiliyor.
Sanırım bu şekilde kendimle ve yazılarımla ilgili olarak çok daha büyük bir iş yapmış oldum ve bunu düşünmek bile beni gerçekten mutlu etmeye yetiyor.
Umarım SEVGİLİ OKUYUCU, seni de mutlu edebilme maharetini gösterebilirim.Kendime başarılar dilerken, senin de blogumda iyi vakit geçirmeni dilerim; tekrar DÜNYAMA HOŞ GELDİN!!!!