Serzenişe pek meraklı arkadaşım Serzeniş Meraklısı tarafından geçtiğimiz pazartesi günü mimlenmişim. Ancak benim üç gün önce haberim oldu. Konumuz bayram.Bayramın bize getirileri falan filan... Ben bu konuyla ilgili yazmayarak bir mim geleneğini bozacağım. Çünkü bayram bitti malumunuz... Düşündüm taşındım, ne yazsam neden bahsetsem diye; aklıma bir doğumgünü yazısı yazmak geldi... Laf aramızda tam olarak dokuz gün sonra doğumgünüm olduğundan ne yazmam gerektiği konusu üzerinde çok da düşündüğümü söyleyemem. Düşündüklerim çok daha farklı şeylerdi. Mesela doğumgünümde hediye olarak ne isterim falan gibi şeyleri düşündüm. Aslında aklıma hiçbir şey gelmedi. Gerçekten vallahi hiçbir şeye ihtiyacım yok, sadece biraz daha huzur istiyorum. Umarım çok fazla şey istemiyorumdur. Yazıya başlamadan önce bir sürü şey listelerim diye düşünmüştüm. Zaten benim arkadaşlarım da hiç anlamazlar bu blog işlerinden. Blog yazdığımı bilmeleri ama bloguma hiç girmediklerini de benim bilmemden dolayı rahat rahat yazarım demiştim kendi kendime, ne de olsa okuyan olmaz falan filan feşmekan... :) Bir şey istemediğimi belirttiğim için yazıyı boşuboşuna uzatmanın bir alemi yok, bir an önce mimleme işlemine devam etmek istiyorum. Kasyaların kasyası Şehr-i Kasya'yı mimliyorum. İyi mimlemeler. :))
Yine bir sobelenme yazısıyla huzurlarınızdayım… Bu sefer eğlenceli bir şekilde (diğerleri değil miydi demeyin, düşüp bayılırım…) MeleBekk tarafından sobelendim. İlginç bir testle kendimize en yakın olanlarla eşleştiriliyoruz…
Kısmen kendimi gördüğümü söyleyebilirim bu testte, ancak bütünüyle öyle miyim, işte bunu bilemiyorum... Eşleşme yüzdelerime gelince sadece bir kişiyle %56 eşleşmiş görünüyorum. İki kişiyle %49luk bir uyum ve on yedi kişiyle de %42...Ehh hadi hayırlısı.. :)) Bu noktada birini sobelemem gerekiyor sanırım, o yüzden ben de sevgili Cii'yi sobeliyorum, sobeledim...
Evet yanlış okumuyorsunuz, 4. kez sobelenme şerefine nail olmuş bulunmaktayım…
Sevgili Jojee beni sobeledi, birini sobeleyebilmem için oyunun kuralları içerisinde hareket etmeli ve birkaç sorunun yanıtını siz, okuyucularla paylaşmalıyım. Dilerseniz hemen başlayayım:
İsminiz?
Valla kimliğimde yazılanı yazmama gerek yok sanırım, gerçi blogumu takip edenler zaten soy ismime kadar biliyorlar, herneyse “Abraxas” denmesini tercih ediyorum. Zaten arkadaşlarım da bana abraxas, abrix, abra, abrakadabra ve hatta abrahaks gibi isimlerle hitap ediyorlar. Bu son yazdığım isimle hitap etmeyin, bozuşuruz benden söylemesi… :))
Nerelisiniz?
Aslında bu konuda da birtakım fikir ayrılıkları yaşamaktayım. Ankara’da doğdum, orada büyüdüm. Eğitimimi İstanbul’da devam ettiriyorum. Babam Kars’lı ama aslında onun babası İran’dan mı ne gelmiş, ailecek böyle bir karmaşaları var, hala anlamış değilim, zira diğer amcamlar da Rus. Bazen diyorum acaba babamda da Rusluk var mı? Adam bildiğiniz beyaz tenli, sarışın ve renkli gözlü… İşte böyle şeyler, artık siz neresi derseniz oralıyım… Hepsi kabulümdür.:)
Yaşadığınız yer?
İstanbul-Ankara arasında mekik dokumaktayım.
Mesleğiniz?
Henüz bir mesleğim olduğunu söyleyemem, ancak mesleki eğitimimi İstanbul Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünde devam ettiriyorum. (Ahan da kimliğim açığa çıktı :p)
Hobileriniz:
Tartışmasız ilk sırada müzik var, gitarda klasik müzik eğitimi aldım ama okul dersane falan devam ettiremedim. Daha sonra tiyatro var, yine bir sene tiyatro eğitimi aldım ama sıkıldım, çok vakit alan bir iş, izlemek daha zevkli. Satranç benim hobi kriterlerine sokabileceğim ilk çalışmam aslında. Yaklaşık üç yıl satranç eğitimi aldım ve iki sene de mezun olduğum ortaokulda gönüllü olarak satranç dersleri verdim. Şimdilerde benimle oynayan kimse olmadığından bu da havada kaldı… Resim yapmayı çok severim, lisedeyken modeller üzerinde saatlerce çalışırdık, bu da resim konusunda gelişmeme çok yardımcı oldu diyebilirim. Son olarak tarihi mekanları gezmeyi çok seviyorum, herkese de tavsiye ederim… Gidilecek yer tarihi bir mekansa eğer, hiç sıkılmadan bin kere gidebilirim. :))
Evli misiniz?
Önümüzdeki yetmiş beş yıl boyunca evlenmeyi düşünmüyorum zaten insanı bir arada tutan şey bir imza mıdır? Buna hiç inanmam.
Kaç çocuğunuz var?
Henüz yok ama planlarım var, mesela bir çocuk evlat edinmeyi çok istiyorum ilerde, çocuklar dünyadaki bütün güzellikleri yaşamayı hak ediyorlar çünkü, hepsini çok seviyorum.
En sevdiğiniz yemek?
Valla çok var…
Annemin yaptığı mantıya asla hayır demem mesela… Sonra Süleymaniye’de kuru fasulye pilav yemeyi hiçbir şeye değişmem. Karnı yarık da acayip severim. Sarma falan ne bulursam yerim. Dolmayı sadece zeytin yağlı severim.
Nerelere gitmek istersiniz?
Hangi birini sayayım bilemiyorum ama Türkiye sınırları içinde kalırsak eğer kesinlikle Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgeleri’ni gezmek isterim. Yok, eğer illa sınır dışına çıkacaksam Kahire ve Barselona görmek istediğim şehirlerin başında yer almakta… Yine de ömrüm olsun da daha fazla yeri göreyim.Biraz aç gözlüyüm galiba. :))
Evet efendim, soruları başarıyla cevapladım ve beş yıldızlı pekiyiyi hak ettim, şimdi gidip kendime kurdele takacağım ama öncesinde PuCCa’yı sobeliyorum.
Üçüncü kez mimlenme şerefine eriştim. Gerçi üçüncü mim de Harun'dan geldi (2. de Harun'dan gelmişti.) ama neyse "Yine de hiç gelmemesinden iyidir." diyip, yazımı yazmaya başlayım.. Konumuz; "Nasıl başarısız blog olur?" muş...Hiç başarısız bir bloga sahip olmadığımdan(?) bu sorunun cevabını bilemiyorum ama gözlemlerim ve tahminlerimden yola çıkarak yazmaya çalışayım: - Öncelikle blog şablonlarında, sayfanın sabit kalıp yazıların kayması bana çok itici geliyor.. - Oraya buraya, her yere reklam konulan bloglar, - Sadece alıntı yapılarak hazırlanan bloglar, - Uzun zaman aralıklarıyla güncellenen bloglar, - Parıltılı parıltılı ışıkları yanıp yanıp sönen bloglar (sanırım yaşlanıyorum.), - Her bloga girip adresini ve 'Bana da beklerim." diyen blog yorumlarının sahibi olan blogcular ve bloglar, - Sadece yazı yazan ancak hiçbir bloga yorum yazmayan blogcu ve bloglar..
Benden bu kadar, paslasam paslasam kime paslasam... Hummm benden PAS!!!
Yine mimlendim, zaten bu aralar mimlene mimlene bir hâl oldum. Ayy konu falan sormayın unuttum. Neden diyeceksiniz, şimdi beni mimleyen pek muhterem şahsiyet hrn olduğundan konu falan aklıma gelmiyor.. Çünkü bu hrn veletinin beni öldürmek için ne kadar çabaladığını anlatmakla bitiremem.. Geçenlerde hrncuğum bir karne aldı, daha doğrusu o aldığını iddia ediyor ama ben hala ortada bir karne göremedim.. Daha doğrusu karneden ziyade 'not' göremedim desem yeridir. Şimdi işin aslı bu çocuğun karnesi pek renkli ama hrn henüz 0 dan 4 e kadar sayabiliyor. Bizim zamanımızda öyle miydi, çok monotonduk biz valla, notlar 5 falan, ne o öyle değil mi ama... Millet her çeşit not getirmiş valla... Bir de karnem çok iyi demesi yok mu.. Aman Tanrım!!! Evlerden ırak =)) (Yalnız çok seviyorum bu çocuğu, küçük şirin bir şey, bir de yazı yazmayı çok seviyor.)
Kuzenim Sera'da ilk takdirini almış bulunmakta ama o 4. sınıfta henüz... (bu lafım hrn'a) Pek sevgili kuzemin Bora'da Sera'yı çok kıskanmış, kendisini tembel birisi gibi hissetmiş... (o da 2 ye gidiyor hrn) Feyz al canım feyz al =)) Karne muhabbeti pek sardı beni, bizimkiler halâ bizden karne bekliyorlar valla elimizde kalmadı artık, sıfırı tükettik yahhuuu... Babam zaten soluğu İstanbul'da aldı... (Laf aramızda bu sabah geldi.. )
Sonra Arsemih var, o da benim yüzümden yazarlığı bırakmanın eşiğinde.. Sebep??? Sebep, benim popomundoya üye olmammış.. Üye olduğumu da nerden anladı, halâ büyük bir soru işaretidir ben de...Popomundoyla ilgili de bir yazı yazmayı düşünüyorum aslında..Neyse bu Arsemih'de her sitede karşıma çıktığından şu dakika itibariyle kendisini mimlemiş bulunmaktayım.. Hayırlı uğurlu olsun...
ABRAXAS'IN DÜNYASINA HOŞ GELDİN!!!
Bir girdin mi dünyama bir daha çıkış yok, tüm kapılar kapalı ardına kadar. Ama korkma ne kelepçelerim var ellerine takacağım ne de prangalarım var ayakların için. Benim bir kalbim var, orada da herkese yer var fazlasıyla, anlayacağın oldukça büyük. Ben sıkıldıkça bir şeyler karalıyorum, aslında bir şeyler yazmak için sıkılmam da gerekmiyor. Evde herkes uyurken içim içimi yiyor adeta, uyuyamıyorum. Ev halkına ayıp olmasın diye yatağıma uzansam da dayanamayıp kalkıyorum. 2