AbRaXas

8.1.2009 - Eurovision Şarkı Yarışması (ESC)

Kategori: Hayat Bilgisi
İnternette ziyaret ettiğim hemen hemen her sitede 2009 Eurovision Song Contest, Hadise ve "Düm tek tek" başlıklarına rastlamaktaydım. ESC'yi iyi hem de çok iyi takip eden bir izleyici olarak birçok yere görüşlerimi yazdım. Bloguma yazmadığımı fark edince de kolları sıvadım.
Yılbaşı günü malum kaza olunca evde kalmak zorunda kaldım. Gece de Hadise'yle neşem yerine geldi diyebilirim. Ben de şarkı 27 Aralık günü yayınlanacak diye hatırladığım için dinleyemedim diye üzülüyordum. Herneyse fırsattan istifade gece şarkıyı dinledim.
İlk izlenimlerin her zaman çok önemli olduğuna inanırım. Benim ilk izlenimim olumlu yönde. Ancak şarkı o kadar erken çıktı ki 1. olur, 3.olur, 5. olur gibi bir yorum yapmak bana doğru gelmiyor. En azından şimdilik.
Daha birçok ülkede yarışmaya bırakın şarkılarını ne zaman yapacaklarını kimin katılacağı bile belli değilken "Bu sene kesin..."le başlayan yorumları çok saçma buluyorum. Durun yahu, bir şarkılar belli olsun. Yarışmaya bir ay kala bütün şarkıları bir dinleyin, çekilecek klipleri izleyin. Nedir bu acele?
Ama finale kalacağımız konusunda kesin yorum yapabilirim. Orada bir problem yok.
------
Ben her sene bu şekilde yapıyorum hatta liste falan hazırlıyorum, dedim ya ciddi takip ediyorum.
Hadise'nin şarkısı çok güzel ama başta da belirttiğim gibi şarkı çok erken çıktı. Dolayısıyla yarışmaya kadar şarkıda muhakkak değişiklikler yapılacaktır. Bu her sene yapılan bir şey zaten.
Geçen gün arkadaşlarla bu konuyu konuşurken de bu cümleyi söylemiştim. Sanırım Hadise'de şarkı da değişiklikler olacağını söylemiş.
------
Bazı yorumlara çok kızıyorum.Efendim bir türlü Avrupalı olamıyormuşuz, şarkılarımızın içine o garip doğu ezgilerini neden koyuyormuşuz vs.
Siz kimsiniz arkadaşlar? Hem neden Avrupalı olalım ki. Biz hiçbir konuda Avrupalı olamamışken neden bu konuda Avrupalı ama tam anlamıyla Avrupalı olalım? Bu bir şarkı yarışması ve kendi ezgilerimizin şarkıların içerisine serpiştirilmesi benim çok hoşuma gidiyor. Kendi içimizden insanlar bu ezgileri bayağı bulsalar da bence iyi bir harmanlamayla hiç de sırıtmıyor. Açıkçası ben Hadise'den ve diğer dansçılardan bir göbek şov bekliyorum. 'Avrupalı'lar siz sevseniz de sevmeseniz de bu tarz şeylerden hoşlanıyorlar. Ha bu arada hatırlatmakta fayda var, Yunanistan 2005 yılında Helena Paparizou'nun seslendirdiği 'My Number One' adlı şarkıyla birinci olmuştu. O şarkının ezgileri bizim karadeniz ezgilerimize çok benziyordu, hatta kemençe olayı falan aynıydı. Gayet de güzeldi. 1.liğini yarışmadan önce garantilemişti zaten. Açtığınız her radyoda My Number One'ı dinleme ihtimaliniz vardı.

Hadise için de iyi bir tanıtım yapılmalı. Avrupa turnesine çıkar herhalde.
Zaten Azerbaycan, Fransa, Almanya, Belçika, Bosna Hersek, Hollanda, Arnavutluk ve Bulgaristan'dan da kesin yüksek puan alırız. Hatta Yunanistan ve Birleşik Krallık'tan da yüksek puanlar alabiliriz bu şarkıyla. Geçen sene Almanya, Belçika ve Fransa'dan aldığımız 10 puan özellikle içime oturmuştu diyebilirim. 12 puan'ın Ermenistan'a gitmesi de ayrı üzdü beni.
Geçen sene Azerbaycan ilk kez katılmıştı ve ben Azerbaycan'a sırf Ermenistan 12 puan almasın diye oy yollayıp durmuştum. Hatta arkadaşlarımı da organize etmiştim. Bu sene de şarkısını dinlemesem de oyum kardeş ülke Azerbaycan'a. Rusya'ya da bir Dima Bilan aşığı olarak diğer telefonumdan oy yollamıştım. Birinci oldu. Zaten başka bir ihtimal yoktu gözümde.
Yarışmanın bitiminde Azeri tv.yi açmıştım. Finlandiya'ya teşekkür edip durmuştu sunucu bayan. Türkiye'ye ne zaman teşekkür edecek diye beklerken en nihayetinde teşekkürlerini sunmuştu ama Finlandiya'yı bir türlü ağzından düşürmemişti. Oysaki Finlandiya'nın Azerbaycan'a 12 puan vereceği çok barizdi. Malumuz rock, metal vb. tarzında şarkılara Finlandiyalılar yüksek puan veriyorlar.
Neyse bu sene Eurovision'da Arnavutluk'u temsil edecek şarkıyı dinledim. Pek tarzım değil açıkçası. Çok güzel şarkılar çıkacaktır diye düşünüyorum. Hadise'ye rakip olacak bir şarkı değil bence.
Yunanistan Sakis Rouvas'la katılacak, bence ciddi bir rakip. Şarkıyı merakla bekliyorum. Bunun dışında Sakis, öncesinde Kenan'da yaptığı saçmalığı tekrarlamaz umarım.
Şimdilik 'kesin' yorumlar yapmaktan kaçınsam da Hadise'ye hep destek tam destek diyorum.
Şarkısını şovuyla birleştirirse mutlak bir başarı elde edebilir. Seksapalitesi de ön plana çıkarılmalı. Zaten o şekilde iki göbek attı mıydı bu iş tamamdır. Ses var görüntü var ne de olsa.
Ayrıca gösterdiği de ciddi bir medeni cesaret örneği, bu yüzden de tebrik etmek gerek.
Şarkılar açıklanmaya başladıkça ben de yorumlarımı ve Hadise'nin bu şarkılar içerisindeki yerini kendime göre yorumlayacağım.
Ha bu arada ben Hadise'nin şarkısını çok beğendiğim için iki günde ezberlemiştim, sürekli dilimde şarkı.
Umarım 2010 yılının kültür başkenti İstanbul aynı yıl düzenlenecek Eurovision Şarkı Yarışmasına da ev sahipliği yapar. Sertab Erener'in 1. olduğu sene Kırıkkale'deydim. Yarışmanın Türkiye'de yapıldığı sene Ankara'daydım. 2010 yılında da ölmez, sağ kalırsam İstanbul'da olacağım. Hiç affetmem, giderim izlemeye. :)
Sevgiler.

Abraxas...
08.01.2008



Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26.12.2008 - Özür Dilemiyoruz Biz!

Kategori: Hayat Bilgisi
Evet, insan yapmadığı bir şey için neden özür dilesin ki! Herkes çok zeki de bir tek biz mi aptalız?
Tuğrul abicim, Merve'ciğim bir imza kampanyası başlatmışlar, yüreklerine sağlık.
İmzamı attım ve hatta tüm arkadaşlarıma da mail olarak yolladım. Malumunuz konu, 'sözde' Ermeni soykırımı. Bu konu hakkında çok fazla yazı yazmayacağım ama siteye girip imza atmanızı isterim açıkçası.
Tek bildiğim şey ise şu: Orda burda aydın diye gezinen birçok insan var ama sadece okumuş olmak aydın olmak anlamına gelmedi hiçbir zaman ve bundan sonra da öyle olmayacak. Ermeni soykırımını tabiki kabul etmiyorum. Hala Erzurum'da Erzincan'da toplu mezarlar çıkartılıyor, TÜRKlere ait olan. Benim 'Ermeni Soykırımı' tanımlamam olsa olsa Ermeniler'in Türklere yaptıkları soykırım olabilir!
Sitenin anasayfasında yapılan açıklama aşağıdadır:

Bir Suç İşlemedik ki Özür Dileyelim.

Onlar Aydın Biz ise Türkiye'yiz ve Biz ÖZÜR DİLEMİYORUZ.
TARİHİ SİYASETLE ŞEKİLLENDİRMEYE ÇALIŞANLAR HEM HALKINA HEMDE TÜM İNSANLIĞA KARŞI SUÇ İŞLEMEKTEDİRLER. TARİHİ TARİHÇİLERE BIRAKIN!

Duyarlı Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları! Özür dileyerek Türkiye üzerine oyun oynayanlar ve bilmeden bu oyunda figuran olanlar amaçlarına ulaşamayacaklardır. Bu oyunu yazanlara ve oynayanlara karşı toplumumuz ayrı ayrı birçok reaksiyon göstermeye başlamıştır. Bu oyunu bozmak için tek bir güç olarak hareket edip bölünmüşlüğü ortadan kaldırmalıyız. Bu sitenin amacı özür dileme gafletinde bulunanlara karşı herkesin tek çatı altında toplanması ve gücümüzü tek ruh ve tek yürek halinde sitede toplanan imzalarla Ermenistan Dışişleri Bakanlığı, Ermenistan Konsolosluğu, T.C. Dışişleri Bakanlığı, T.C. Başbakanlığı, T.C. Cumhurbaşkanlığına ve tüm dünyaya duyurmaktır.. Biz Atatürk'ün, Sütçü İmam'ın, Nene Hatun'un, İstiklal Savaşında ölen atalarımızın torunlarıyız. Kuva-i milliye ruhunu doğuran milletin birer neferiyiz ve biz
ASLA ÖZÜR DİLEMİYORUZ...

Anasayfa da yayınlanmış olan metin bu; incelemek ve imza kampanyasına katılmak için BURAYA tıklayabilirsiniz.
Sevgiler.


Abraxas...
26.12.2008
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18.12.2008 - İ nokta Melih Gökçek_Kemal Kılıçdaroğlu Sözde Düellosu

Kategori: Hayat Bilgisi


Dün komedi niyetine Uğur Dündar'ın sunduğu, İ nokta Melih Gökçek ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun sözde 'Düellosu'nu izledim. Gülmekten altıma yapacağım diye az tırsmadım hani. Hayır, benim gözümde İ 'nokta' Melih Gökçek zaten en başta fauldeydi ama adam kendisinden beklemediğim bir performans gösterip o kısa süre zarfında kendi kalesine gol atıp durdu. Doğrusunu isterseniz ben atılan bu golleri sayamadım.
Kemal Kılıçdaroğlu'nu da ayreten takdir ettim. Hakikaten sabır denen şey bana ne kadar uzakmış, bunu gözlerimle kanlı canlı gördüm. Adam bütün saçmalıkları nasıl sabırla dinledi, hayret doğrusu. Ben bir ara evde, televizyonun başındayken, ben Ankara'da doğmuş ve orada büyümüş birisi, kulaklarımda alev toplarıyla izledim bu sözde düelloyu. Tabi bir taraftan cep telefonuma gelen "Abra, dolandırılmışsınız...." şeklindeki mesajlarla da cebelleştiğimi söyleyebilirim.
Aslında programda beni en çok güldüren şey; İ nokta Melih Gökçek'in Kemal Kılıçdaroğlu'nun yapmamasını istediği şeyleri belirttikten sonra onları ve hatta daha fazlasını yapması ve söylemesiydi. Bu benim gözümde insanın kendini milyonlarca insanın önünde rezil etmesinden başka hiçbir anlam taşımıyordu açıkçası. Konu Ankara'nın doğalgaz sayaçları olmasına rağmen, bu konu hakkında, bırakın bir sonuca varmayı konuşulamadı bile. Tabi Ankara'nın Büyükşehir Belediye Başkanı'nın buradaki payını görmemek mümkün değil. Takdir ettim bu çabasını. 'Alnının teriyle' çalıştı ve geçiştirdi programı. Acaba Akp'li üyeler bu programı izleyince ne düşündüler ya da tıpkı benim gibi onların da bu saçmalık karşısında dudakları uçukladı mı? Eğer öyle olmadıysa, bunun aymazlıktan başka bir anlamı olmaz.
Bir de "Bunu yapan şerefsizdir." şeklindeki cümle program süresinde Melih Gökçek tarafından kaç kere sarf edildi bilen varsa söylesin. Sanırım hemen hemen her cümlede geçti. Abarttığımı düşünüyorsanız, iki cümleden birinde diyelim ama daha fazlası olamaz herhalde.
Uğur Dündar deseniz resmen dalga geçti adamla. Program boyunca "Efendim lütfen klasörlerinize iyice bakın, söylemeyi unuttuğunuz şeyler olmasın." demekten dilinde tüy bitti. Bu da ayrı bir komediydi. Hele programın bitimine doğru "Açıkçası bir daha sizin katıldığınız bir açık oturuma katılmak istemem." demesi yok mu, programın en bomba sözlerinden biriydi.
Aslında Kemal Kılıçdaroğlu'na gerek kalmadan Melih Gökçek kendi yenilgisini herkesin gözünün önünde bir çarşaf gibi serdi. Çok ilginç, ben ciddi bir tartışma olmasını bekliyordum. Seviyesiz bir uslûp, konudan ani şekilde sapmalar, birbiriyle çelişen cümleler...
Samimi olarak söylemeliyim ki, artık Melih Gökçek çıksın hayatımızdan yahu! Başta da belirttiğim gibi, Ankara'da doğdum, orada büyüdüm ama Ankara halkını da anlamıyorum yıllardır oylarını nasıl boşa veriyorlar...Neyse dama çıkardıkları (...) nı kendileri indirsinler.
Akp acaba aday olarak kimi gösterecek, bunu da acayip merak ediyorum. Melih Gökçek yine aday olursa benim bittiğim andır, bence sözler de biter bu noktada.
Çok güldüm, çok eğlendim. Ancak işin gerçek yüzü şu ki; durum vahim ve aslında güldüğümüz  ağlanacak olan halimiz ve bir halkın düşmüş olduğu acınası durum.
Sevgiler.

Abraxas...
18.12.2008

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10.12.2008 - İnsan Köpek, Köpek İnsan?

Kategori: Hayat Bilgisi
Yine izlediğim haberlerden birisi üzerine yazım..
Çok duygulandım, hatta gözlerime inanamadım.
Bir köpek hiç yaklaşamadıklarımdan, hiç dokunamadıklarımdan...
Neden?
Korkumdan, canımı yakacaklarından...
Sonra bir otoyol, arabaların vızır vızır geçtiği cinsten...
Bir köpek daha otoyolda, yaralı ya da ölü bilemiyorum henüz...
Canını hiçe sayan köpek, arabaların arasına dalıyor ve sanırım yaralı olan 'arkadaş'ını kurtarmak pahasına canını hiçe sayıyor.
Arabalar daha doğrusu arabaların içindekiler ne mi yapıyor?
Yollarına devam ediyorlar, hiçbir şey olmamış gibi.
Acıyorum, sadece acıyorum.
Köpeklerin de duygularını açık seçik görüyorum orada, arabaların arasından arkadaşını nasıl çekip yolun kenarına getirdiğini hayretler içerisinde izliyorum.
Gözlerim dolu dolu...
İnsan kim olduğunu, ne olduğunu sorgulamadan edemiyor...
Hep söylediğim bir laf vardır; bazen kimin insan, kimin hayvan olduğunu anlayamıyorum şeklinde... Burada da aynı şeyleri düşünüyorum.
Aslında izleyen herkes aynı şeyleri düşünüyor ya da ben öyle olduğunu sanıyor, sanmak istiyorum.
Ben eminim o sırada oradan geçmekte olan insancıklar da televizyonlarının başında o haberi izleselerdi sövüp sayarlardı.
Peki, burada yanlış ne?
Yani, aslında gördüğümüz zaman bizi üzen ve görmek istemediğimiz bu tür şeyler yanıbaşımızda gerçekleştiğinde nasıl oluyor da bu kadar duyarsızlaşabiliyoruz?
Bunu hiç ama hiç anlamıyorum.
Bilemiyorum, belki de hayatım boyunca anlayamayacağım.
Bu beni çok üzüyor, sizi üzmüyor mu?

Abraxas...
10.12.2008




Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8.12.2008 - Bir Kurban Bayramı Daha ve Yine Aynı Rezil Kareler...

Kategori: Hayat Bilgisi

Yine bir kurban bayramı.
Ve yine televizyonlarda aynı manzaralar...
Rezalet ve mide bulandırıcı.
İnsanlarımız çok becerekli ve erkeklerimizin tamamı da kasap 'kes'iliyor bu günlerde.
'Kes'iliyorlar kesilmesine de bari ellerine yüzlerine bulaştırmasalar...
Müthiş bir kan gölü, kesimleri izleyen çoluk çocuk, kesileceğini büyük ihtimalle sezmiş olan hayvancağızlar, kollarını bacaklarını ya da bilmem nerelerini yaralayan insanlar yığını...
Yazık ya...
Bu görüntüleri görmeyi hak etmiyoruz.Etmiyorsak da olanlardan hiç ama hiç ders çıkarmıyoruz.Bu, bence akıl almaz bir durum.
Ne yani hayvanlara acı çektirmek çok mu hoş?
Ya da hayvanları otoyollarda ezilme ve çamurlu bir tarlanın ortasında kör bıçaklarla kesilme tehlikeleri arasında görmek çok mu eğlendirici?
Peki, çocuklarının, torunlarının gözü önünde o hayvanların canını almak nasıl bir zevk?
Bu şekilde yerine getirilen ya da yerine getirildiği sanılan dini vecibe, amacını aşmıyor mu?
Bugün haberleri izlerken bunları düşünüp durdum. Mazoşist miyiz, yoksa sadist miyiz ya da her ikisi mi buna karar veremedim.
Bu görüntüleri her sene görmek acı verdiği için hiçbir kurban bayramında kurban eti yemiyorum. Hatta yenilen yerlere bile girmek istemiyorum. Kokuları bile rahatsız ediyor.
Peki ya siz, eziyet ederek öldürdüğünüz hayvanları nasıl oluyor da afiyetle midenize indiriyorsunuz?
Hiç mi vicdanınız sızlamıyor, hiç mi içinizde bir yerlerde kanayan, acıyan ama gerçekten acıyan bir yerleriniz olmuyor? Kalbiniz gibi...
Biçare vaziyette elinize düşmüş, ölümüne boyun eğmiş hayvanı çocuklarınızın önünde kesmeye çalışırken ya da birçoğunuz çocuklarınızın da görmesi öğrenmesi için onları da hayvan kesilirken ona dokunmaya kesime yardım etmeye çalışması için çağırırken; siz, saygıyı hiç hak etmeyen aileler, çok sevdiğiniz çocuklarınızın psikolojisinde aslında ne kadar derin bir yara açtığınızın farkında mısınız?


Abraxas...
08.12.2008
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Ben Kimim,Neredeyim,Nereye Gidiyorum???

ABRAXAS'IN DÜNYASINA HOŞ GELDİN!!! Bir girdin mi dünyama bir daha çıkış yok, tüm kapılar kapalı ardına kadar. Ama korkma ne kelepçelerim var ellerine takacağım ne de prangalarım var ayakların için. Benim bir kalbim var, orada da herkese yer var fazlasıyla, anlayacağın oldukça büyük. Ben sıkıldıkça bir şeyler karalıyorum, aslında bir şeyler yazmak için sıkılmam da gerekmiyor. Evde herkes uyurken içim içimi yiyor adeta, uyuyamıyorum. Ev halkına ayıp olmasın diye yatağıma uzansam da dayanamayıp kalkıyorum. 2 de yatağa mı girdim, 3 de bilin ki kalkıp yazmaya başlamışımdır. Garip bir şahsiyetim ama olsun, alışırsın kolayca. Çok zorlamam seni, ama yok ben istemiyorum ne senin yazılarını, ne blogunu dersen o zaman da kaçışın yok bir yere. Kalbimde yine yerin olur ama hüzünler bölümünde ben kendimi yer dururum, yine gelmedi diye; Neyse bu kadar duygusallık yeter bana. İstiyorum ki herkes bir şeyler okusun, yazsın da şu cehaletimiz bir şekilde ortadan kalksın. Toplum olarak rahatlayalım artık. Sadece bloglar için değil sözüm, hiç durmadan bütün gün bloglarda gezinmenin de bir mantığı yok, sen de eline geçen her şeyi oku işte kardeşim! Arada da okuduklarını ya da yazdıklarını paylaş bizlerle. Benim de genelde yazdığım şeyleri çıkarıp da birilerine gösterecek kadar cesaretli olduğum söylenemez ama sanal ortamda işler değişiyor. Ben de o an içimden geçenleri ufak bir makine parçasına dolduruyorum... Ufak mı dedim??? -Pardon... :))) Bu 'ufak' makine parçası sayesinde blogcu da aksitabraxas linkine tıklayan herkes yazdıklarımı okuyabiliyor. Sanırım bu şekilde kendimle ve yazılarımla ilgili olarak çok daha büyük bir iş yapmış oldum ve bunu düşünmek bile beni gerçekten mutlu etmeye yetiyor. Umarım SEVGİLİ OKUYUCU, seni de mutlu edebilme maharetini gösterebilirim.Kendime başarılar dilerken, senin de blogumda iyi vakit geçirmeni dilerim; tekrar DÜNYAMA HOŞ GELDİN!!!!

Sıkıntı Mahsulleri

Hayatımdaki "i ve k"lar
Eurovision Şarkı Yarışması (ESC)
Büt Büt Atıyor Kalbim...
Bugün Bana Araba Çarptı!
Özür Dilemiyoruz Biz!
Galata_Nimet Abla_Çakıl Taşları
İ nokta Melih Gökçek_Kemal Kılıçdaroğlu Sözde Düellosu
Bir Fizikokimya Laboratuvarı Klasiği Daha...
Bugünüm...
İnsan Köpek, Köpek İnsan?
Bir Kurban Bayramı Daha ve Yine Aynı Rezil Kareler...
Bayram Tatili ve Faydaları
Tü, Kaka...Kötü Kadın, Cadaloz!!!
İçsel...Beynim Dilute Oldu!
Kafanızı Yastığa Koyduğunuzda Hemen Uyur musunuz?
Çocuk İstismarına Hayır!
Can Dündar ve Mustafa
Cumhuriyetimizin 85. Yılı...
Blogger.com'a Erişim Engellendi!
Acilen Hediye Almam Lazım, Yardım!!!
Sıradan Bir Yazı...
Süper Babaanne ıyk!
Ütü Modu...
Yoksulluk
Mutlu Yıllar!!!

View my page on Turk Blog Yazarlari

Bizim Mahalle

kendiyazilarim

ankasi

DarkAngel

sokakkizi

merhoshh

yagmurlagelen

googleilekazan

albanian4ever

asktozu

BibiS

deron

yagmurtuana

lublaj

minare

bizimada

siirimsilerle

kahvegibi

kayipdusler

kin

ayza

qronikcapLonbaa

merwww

absuma

ayvalikzeytinyaglari

sihirlikoza

utkukeskin

duslercaddesi

sinanganyan

ortamkaynak

dizix

maisiyah

sakacikiz

alkmaar

genetikvebilim

sevgigezegeni

gunaydinim

adilask

femoooooo

BAYKELEBEK

bonitaaa

albay34

azmavi

Romantikmeyhane

fiberoptikci

bennns

yuksektopuklar

haydemir

huysuzundunyasi

sweetgirl

serseriasik1989

Lebiderya

ssiyah

1sessizgemi3

banamidedin

opopop

nero

sadnessstation

derin

becauseofyou

yesilim

ikizler

caglar

zeze

faLse

moonlight4

okayyildiz

anesa

batumania

semartizm

zelis

didolata

nebu

yust

milkboy

burs

cocukgelisimindebirnumara

fromyouother

hakanterman1905

ankaraatam

gezginfm

bilgeerhan

bloggul

sadakat

tamkarisik

sacmasapanla

Abhorrence

matematikseven

cilginkodlar

karalamadefterim

ilys

justintfanclub

kirkahvesi

ogulcanavci

zirveblog

dungeon

gkberk16

diloylo

hayaliperde

mervecan

ortaklarim


Visit Binnur Kaya Fan Sitesi
Personal Blogs - Blog Catalog Blog Directory
Add to Technorati Favorites Technorati Profile